30 Ocak 2010 Cumartesi

Katre-i Matem İskender Pala


                                                             KATRE-İ MATEM


Kitaplara göre bir sır olmalıydı aşk asla paylaşılmayan bir sır. Leyla’nın ölüm haberini alan Mecnun yolunu şaşırmış, oradan oraya koşup giderken “ Leyla öldü deyiverdi “ Mecnun bu kara haber üzerine durdu ve ellerini açıp şükür etti

“Hamdolsun Allahıma”

Bu sefer adam çok öfkelenip bağırdı aklı ve hayatı darmadağın olmuş zavallı hem onun için yanar hem de neden böyle söylersin.

Ben o ay yüzlüden bir fayda edemedim bari başkaları da edemesin.

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

Vakti ile Selçuklu sultanları döneminde Yunus adında bir derviş yaşarmış dervişleri bilirsin hani bir mürşid gözetiminde olgunlaşma çabası güden adamlardır. Kibirsiz , garezsiz ihtirassız kendi iç dünyalarını zenginleştirmek üzere dünya nimetlerinden uzaklaşırlar. Zengin iken fakir gibi sultan iken kul gibi yaşamayı tercih ederler. İşte bu Yunus kendi mürşidi tapduk Emre’nin kapısına kırk yıl kuru odun taşımış. Hiçbir gün eğri odun getirmemiş tekkeye çünkü o eşikten içeriye girecek şey – odun bile- olsa eğri olsun istemezmiş. Kırk yıl boyunca hiçbir dal koparmadan hiçbir ağaç kesmeden kuru odunlar toplamış dağlardan kalem kadar düzgün kuru odunlar. Yunusun piri , dervişlerine, “ haydi gidin kırklardan çiçek toplayıp getirin demiş” bütün dervişler koşmuşlar çiçek toplamaya papatyalardan, nergislerden, çiğdemlerden, sümbüllerden demet demet ıtır derlemişler. Tomar tomar renk devşirmişler. Herkes en güzel çiçekleri ben toplayayım da mürşidin gözüne gireyim istermiş gün inerken yunus eli boş dönmüş tekkeye dervişler alay etmişler onunla çiçek bulamayan zavallı sünepe bir derviş demişler. Oysa şeyhi sorunca şöyle cevaplamış yunus “ efendim hangi çiçeği koparmak için el uzattıysam çiçeği Allah’ı zikrederken buldum ve hiçbir çiçeği koparamadım.

Diyor kahramanlarımızdan birisi ve ekliyor “işte bu yüzden bizde çiçekler fazla koparılmaz bu yüzden saksı adetimizde vardır da vazo adetimiz yoktur bizim”

Katre-i matem sürükleyici gerçekten başlandığı gibi bitirilmesi gereken mükemmel bir kitap .Yukarda kitapta geçen güzel kısımlardan ikisini aldım kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Ayrıca kitabı okurken Muhayyelat, Amak-ı Hayal ve güvercin gerdanlığı isimli kitapları okurken aldığım keyfi hissettim .

Bir sır olmalıydı Aşk!

                                                                                                      Mehmet Ali KÜRÜN

0 yorum: